İş İngilizcesi: toplantıda ne zaman, ne söylemeli?
Toplantıda kullanacağın ifade, o anda ne yapmak istediğine bağlı: söz almak, bir fikri desteklemek, itiraz etmek veya kararın ne olduğunu kontrol etmek. Aşağıdaki örnekleri tek tek ezberlemek yerine, kendi toplantındaki bir amaçla eşleştir. Kısa ve açık bir cümle çoğu zaman konuşmaya katılmak için yeterli bir başlangıçtır.

Toplantıyı açmak ve amacı belirtmek
Toplantıyı sen yönetiyorsan önce konuyu ve beklenen sonucu söyle. Herkesin neye karar vereceğini bilmesi, konuşmayı takip etmeyi kolaylaştırır.
Thanks for joining. Today, I’d like us to review the timeline and agree on the next steps.
Gündemi kısa tutmak için “We have two things to cover today.” diyebilirsin. Yönetici sen değilsen “Could we start with the delivery date?” bir öneridir; toplantının kontrolünü aldığını varsaymaz.
Söz almak ve fikrini bağlama oturtmak
Bir duraksama olduğunda “Could I add something here?” diyerek katılabilirsin. Ardından düşünceni söyle; yalnızca giriş ifadesinde kalma.
Could I add something here? From my perspective, we need more time to check the final version.
Başkasının fikrine ekleme yapıyorsan “Building on that, we could ask for feedback before Friday.” kullanabilirsin. Daha sade bir seçenek “I agree, and I think we should ask for feedback first.” olur. Kendi rahat söylediğin biçimi seç.
“In my opinion” yanlış değildir; ancak her cümlenin başında tekrarlamak gerekmez. Bir kez bakış açını belirttikten sonra nedenini ve önerini anlat.
Katılmak ve nazikçe farklı düşünmek
Katılıyorsan neye katıldığını söyle
“That makes sense, especially if we want to keep the process simple.” cümlesi yalnızca “Evet” demez; desteklediğin nedeni belirtir. “I agree with that approach.” ise önerilen yönteme katılmak için kısa bir seçenek.
İtirazını sorun ve öneriyle birleştir
I see your point, but I’m concerned about the time we have for testing. Could we move the launch to Monday?
Doğrudan “You’re wrong” demek, teknik bir ayrılığı kişisel tartışmaya çevirebilir. Gerçekten neye itiraz ettiğini açıkla. Bunun için zorunlu olarak uzun bir yumuşatma cümlesi de kurman gerekmez: “I’m not sure that date is realistic. We still need to test the changes.” açık bir alternatif.
Anlamadığın noktayı netleştirmek
Soruyu mümkün olduğunca belirli sor. Her şeyi tekrar ettirmek yerine belirsiz kalan zamanı, kapsamı veya sorumluluğu işaret et.
- “When you say ‘ready’, do you mean ready for review or ready to publish?” — Aynı kelimenin farklı beklentiler yaratmasını önler.
- “Do you mean this Friday or next Friday?” — Tarihi kontrol eder.
- “Could you walk me through the last step?” — Bir sürecin belirli adımını açıklatır.
- “Just to check, are we keeping the original deadline?” — Kendi anladığını doğrular.
Ses kesildiyse bunu söyle: “Your audio cut out for a moment. Could you repeat the last sentence?” Sorun bağlantıdayken anlamış gibi devam etmek, sonraki görevi yanlış anlamana yol açabilir.
Sözü gerektiğinde bölmek ve konuyu geri getirmek
Önce konuşmada uygun bir boşluk bekle. Acil bir düzeltme gerekiyorsa kısa bir gerekçe ekle: “Sorry to interrupt, but there’s a change to the date we’re discussing.” Ardından değişikliği söyle ve sözü geri bırak.
Konu dağılıyorsa “Could we come back to the timeline?” gibi bir soru kullan. Başka bir konuyu daha sonra ele alma önerisi için “Could we discuss that separately after this meeting?” diyebilirsin. Bunlar ekipteki rolüne ve toplantının tonuna göre uyarlanmalı; her toplantıda yönetici gibi konuşman gerekmez.
Kararı görev, kişi ve tarihe dönüştürmek
“Tamam, bunu yapalım” ifadesi görevin kime ait olduğunu söylemez. Toplantı kapanırken ne yapılacağını, kimin yapacağını ve ne zamana beklendiğini kontrol et.
A: Just to confirm, who will update the draft?
B: I’ll update it and send it to you by Thursday.
A: Great. I’ll review it on Friday morning.
B: That works for me.
By Thursday, en geç perşembeye kadar anlamı taşır; on Thursday ise perşembe günü yapılacağını söyler. İş için kesin bir saat önemliyse bunu varsayma: “Could you send it by 3 p.m. on Thursday?” Uluslararası ekipte saat dilimini de belirt.
Kapanışta “To sum up, we’ll update the draft first and review it on Friday. I’ll send a short summary after the meeting.” diyebilirsin. Yalnızca gerçekten üstleneceğin görevi söyle.
Beş dakikalık toplantı provası
Bir örnek senaryo seç: teslim tarihi yaklaşıyor fakat son kontrol tamamlanmadı. Şu sırayla sesli bir konuşma kur:
- Söz iste ve kaygını bir cümleyle söyle.
- Bir alternatif tarih öner.
- Karşı tarafın “Ama cuma bitmeli” dediğini düşün; gerekçeni açıkla.
- Hangi bölümün önce tamamlanacağını netleştir.
- Son kararı kişi, görev ve tarihle özetle.
İkinci turda rol değiştir. Süreyi isteyen değil, mevcut tarihi korumaya çalışan kişi ol. Böylece aynı ifadeleri farklı amaçlarla denersin. Bu provayı e-posta ve dinlemeyle birleştirmek için haftalık iş İngilizcesi çalışma planını kullanabilirsin.